messenger /ˈmɛs.ən.d͡ʒɚ/
haberci
A messenger took the letter to the White House.
Bir haberci mektubu Beyaz Saray'a götürdü.
Örnek: Tatoeba · Sözlük: Wiktionary
haberci
A messenger took the letter to the White House.
Bir haberci mektubu Beyaz Saray'a götürdü.
Örnek: Tatoeba · Sözlük: Wiktionary
adresine doğrulama bağlantısı gönderdik. Bağlantıya tıkladıktan sonra buradan giriş yapabilirsiniz; okuduğunuz haber yerinde kalır.
E-posta gelmezse istenmeyen (spam) klasörüne bakın.
Tarayıcınız sesli okumayı desteklemiyor.
Bu cihazda/tarayıcıda kamera kullanılamıyor.
Bu cihazda/tarayıcıda kamera kullanılamıyor.
Üyelik isteğe bağlıdır, site üyeliksiz de tümüyle çalışır.
Hangi konulardaki haberleri görmek istersiniz? İstediğiniz kadar seçin.
Hepsi açık. Görmek istemediklerinizi kapatabilirsiniz.
Otomatikte haberler süre dolunca kendiliğinden geçer; ekrana dokunarak durdurabilirsiniz.
haberlerinin başka sitelerde açılmasına izin vermiyor.
Haberi kaynağında aç ↗