breakup /ˈbɹeɪk.ʌp/
ayrılık
Tom couldn't think of Mary without remembering how painful their breakup had been.
Tom onların ayrılığının ne kadar acı verici olduğunu hatırlamadan Mary'yi düşünemedi.
Örnek: Tatoeba · Sözlük: Wiktionary
ayrılık
Tom couldn't think of Mary without remembering how painful their breakup had been.
Tom onların ayrılığının ne kadar acı verici olduğunu hatırlamadan Mary'yi düşünemedi.
Örnek: Tatoeba · Sözlük: Wiktionary
adresine doğrulama bağlantısı gönderdik. Bağlantıya tıkladıktan sonra buradan giriş yapabilirsiniz; okuduğunuz haber yerinde kalır.
E-posta gelmezse istenmeyen (spam) klasörüne bakın.
Tarayıcınız sesli okumayı desteklemiyor.
Bu cihazda/tarayıcıda kamera kullanılamıyor.
Bu cihazda/tarayıcıda kamera kullanılamıyor.
Üyelik isteğe bağlıdır, site üyeliksiz de tümüyle çalışır.
Hangi konulardaki haberleri görmek istersiniz? İstediğiniz kadar seçin.
Hepsi açık. Görmek istemediklerinizi kapatabilirsiniz.
Otomatikte haberler süre dolunca kendiliğinden geçer; ekrana dokunarak durdurabilirsiniz.
haberlerinin başka sitelerde açılmasına izin vermiyor.
Haberi kaynağında aç ↗